Birinin size verebileceği en büyük hediye nedir?
Bu farkında olma halini sevdim.
Sam’le tanıştığımızdan beri, anlık olarak yaşadığım şeyi farketmemle kafamda düşünceler uçuşmaya başlıyor. Bazen hooop, bir tanesini yakalayıveriyorum.
Bu sitenin altyapısı olarak kullandığımız wordpress, yönetici ekranında yazmaya teşvik etme amaçlı olarak günlük sorular yöneltiyor. Yıllardır çok fazla dikkat etmediğim bir şey aslında. Ve oradaki konu başlıkları hakkında herhangi bir şey de yazmadım.
Sam’in etkisi olsa gerek. Bugün dikkatimi çekti.
Beni yakaladı ve birden cevap verdim. “Şans”
Belki kurbağanın verilen şansı nasıl iyi kullandığına yönelik yakın zamanda bir yazı yazmış olduğum içindi. Belki de başarabileceğime, hem de tek başıma, inanarak istemiş olduğum yenisinin umursanmamasındandı.
Bir şey istememiştim. Bir şey beklememiştim de. Yaşanabilecek her tür zorluğu tek başıma göğüsleyecek ve bundan sonrasını sadece geçmiş anıların güzel kısımlarını alarak serecektim önüne.
Bunu istemeye hakkım vardı. Yıllar boyunca kalbimi serip kazanmıştım ben bu hakkı.
Şimdi ikisinin de kırık parçalarını onarmak için bu hakkıma ihtiyacım vardı. En çok ihtiyacım olan ve bir daha hiç lâzım olmayacak zamandı.
Boşa geçeceğini düşündüğün için verdiğinde pişman olacağını düşündüğün zaman, kazanılırkenkinden daha mı değerliydi?
Haketmediyseniz beklemeyin.
Haketmediyseniz istemeyin.
Haketmediyse vermeyin.
Hakediyorsa düşünmeyin.
Hakeden bir kişiye verebileceğiniz en büyük hediye şanstır.
Hakkınız varsa, alabileceğiniz en büyük hediye şanstır.
Hakkım olanı istiyorum. Mucizelere inanıyorum.
Özel bir isteğimiz olmadığı durumlarda ezbere söylediğimiz iyi dilekleri bir kenara koyuyorum bu sefer.
Yaş günüm için bu sene bir hediye bekliyorum.
Tuttum bir dilek, saldım göğe…





