Efsane Motorcu Kadın

Bu yazı, aslında bir şaka fikrinden yola çıkıp tesadüfen tanıdığım motorcu kadın Debbie Evans’a duyduğum hayranlık üzerine yazıldı.

Aşağıdaki fotoğrafı sosyal medyada ilk gördüğümde, aklımdan tek bir düşünce geçti:

motorcu kadın performans
Demir depolamaya çalışan bir motorcu…

“Tam kapanma* öncesinde, 17 gün dayanmak için demir depolamaya çalışan bir motorcu… (Çünkü çoğumuzun yapmadığı bir bu kalmıştı)”

Aynen bu cümleyi yazarak Instagram hesabımızda paylaşmaya karar verdim.

Ama tabii ki; ölümsüzleştirilen bu anın tarihini, fotoğraftaki kişiyi, yeri, belirtmezsem olmazdı.

Önce yılına ve yerine bakalım: (bomba daha sonra gelecek)

Yıl 1978, yer İskoçya, 6 Gün Denemesi‘nin hemen öncesi…

“Peki ama bu 6 Gün Denemesi de ne?” diye düşünüyor insan…

Motosiklet Yarışları

Orijinal adı Scottish Six Days Trial olan bu deneme**, aslında bir tür motosiklet yarışı. Dünyanın her yerinden motosiklet sürücüleri, altı günün her birinde Lochaber (İskoç Yaylaları) çevresindeki yolda ve arazi yollarında günde 100 mil kat edilen bu ekstrem sporda yarışıyor. Etkinlik; sürücülerin becerisi, tutarlılığı ve dayanıklılığının yanı sıra, kullanılan özel motosikletlerin de bir testi aslında.

Şimdi sıkı durun: 1909’dan beri, sadece yaşanmış iki dünya savaşı sırasında ara verilmiş bu etkinlik; başlangıç tarihi dikkate alındığında, dünyanın en eski motosiklet deneme etkinliği sayılıyor. Bunun dışında maalesef 2020 ve 2021 yıllarında da, Covid19 pandemisi nedeniyle yapılamadı. Yarışmaya hazırlanan pek çok erkek ve kadın motorcu, iki senedir hayal kırıklığı yaşıyor. Dilerim önümüzdeki sene genellikle bahar aylarında düzenlenen bu etkinliği hep birlikte takip edebiliriz.

Haydi şu performansa bir daha bakalım:

motorcu kadın efsane
Yakıtı kontrol etmenin daha kolay yolları olmalı 🙂

Ne kadar da rahat ve dengeli görünüyor. Bu arada, motorda ayak desteği de yok farkındaysanız. Belli ki, dönemi için, hatta günümüzde bile oldukça sıra dışı bir performans.

Performansçının pozisyonu alırken adım adım nasıl ilerlediğini zamanın gazetesinde “Gelişmiş Sürüş Teknikleri” başlığıyla yayınlamışlar:

Copyright Lane Levitt and Len Weed 1978

Şimdi gelelim performansı yapan kişiye. Muhtemelen başta benim gibi siz de fark etmemiştiniz ama bu motorcu, kadın.

Debbie Evans
Debbie Evans

O yıllarda bir motorcu kadın yarışlarda, bugün bizim yapınca sevineceğimiz işleri, rahatlıkla yapıyor. Ben henüz bu noktada hayran oldum. Ama devamı var…

motosiklet yarışı
Değerlendirken, o yılların motosiklet teknolojisini de göz önünde bulundurmak lazım.

Artık bu yarışçıyı biraz daha yakından tanımanın vakti geldi.

Motosiklet deneyimi ve başarılar

Debbie Evans, henüz 6 yaşındayken, babası tarafından motosikletle tanıştırılıyor ve bir kaç saniye sonra bir moloz yığınına kafa üstü çakılmış olsa da iki teker zehrini bir kez damarlarına almış bulunuyor.

9 yaşındayken ilk yarışına katılıyor ve üçüncülük kazanıyor.

15 yaşındayken en iyi kadın deneme yarışmacısı kabul ediliyor ve Yamaha‘dan sponsorluk alıyor. Gerçi o dönemde kadınlar için ayrı bir kulvar yok, zaten başka kadın yarışçı da yok. Bu arada: bilmenizi isterim, bugün hala En İyi Dünya Denemeler Şampiyonluğu Klasmanında (denemelerin en prestijlisi) bir başka motorcu kadın yarışmacı yok…

Zaman içinde, imza hareketi olan motoru dengede tutarak baş üstünde durma hareketini (yukarıdaki) geliştiriyor.

19 yaşındayken; bir filmde, motorcu kadın yerine, kalın bir boynu ve geniş omuzları olan erkek dublör kullanıldığını fark edince ufak bir çabayla sektöre adım atıyor ve 30 metrelik bir vadiden atladığı ilk filmiyle*** dublörlüğe başlıyor. Hollywood’un sadece ilk değil, en iyi dublör kadınlarından biri haline geliyor. 200’den fazla yapımda yer alıyor. Uzmanlık alanı araba ve motosiklet sürücülüğü dublörlüğü olmasına rağmen araba kazaları, yüksekten düşme ve hava rampaları ile fırlatılma (patlamaların etkisiyle oyuncuların havada uçması etkisini veren) da dahil olmak üzere akla gelen hemen her alanda dublörlük yapıyor. Hatta hava rampasıyla uçmada en uzak mesafede dünya rekorunu kırıyor.

Zaten daha sektöre yeni adım attığı 1978’de, CBS Dublör Yarışması‘nda genel olarak ikinciliğe ulaşması ve en iyi erkek dublör sürücülerini yenerek araba yarışında birinciliği kazanmasıyla yolunun ne kadar açık olduğu belli oluyor.

Motorcu Kadın Rolleri

Hızlı ve Öfkeli (Fast and Furious) serisinin pek çok kadın oyuncu sahnesini canlandıran dublör, serinin 2001 yapımı ilk filmiyle endüstrisinin en saygıdeğer ödüllerinden Taurus Dünya Dublör Ödülleri’nde (Taurus World Stunt Awards) 2 ödül kazanıyor (Bugün, toplamda kazandığı 7 Taurus ödülü var).

Angelina Jolie için Hayatın Benim (Taking Lives-2004), Bay ve Bayan Smith (Mr. and Mrs. Smith-2005) ve Aranıyor (Wanted-2008) filmlerinde dublörlük yapıyor.

En çok bilinen performanslarından biri, 2003 yapımı Matrix Reloaded.

Filmde Carrie-Ann Moss tarafından bir Ducati 996‘nın ve Cadillac CTS‘nin kullanıldığı sahneleri canlandırıyor.

Bu arada, sadece o tehlikeli sahnelerde rol almak yetmiyor. Oyuncuya Ducati’yi nasıl süreceğini öğretmek ve dublörlü sahnelere kadar motorun üzerinde görünmesi gereken pozisyonunu anlatmak da dublörün işi. Bu noktada Debbie Evans, taşıtların arasında güvenle motor kullanacağı ve yandaki taşıtlarda yer alan kameralara poz vereceği hale gelinceye kadar Carrie-Ann Moss ile birlikte çalışıyor. Oyuncunun iyi öğrendiğini ve motosiklet sürmeye yeni başlayan biri olarak Ducati 996 gibi uçmaya hazır bir canavarı gayet iyi zapt ettiğini, söylüyor.

Bu filmde, o anları, Trinity‘nin incecik vinil kıyafetini giyerek, kasksız, neredeyse korumasız bir şekilde canlandırıyor. Koruma olarak sadece kıyafetin altına taktığı ve dışarıdan fazla belli olmasın diye bir miktar törpülenmiş dizlikler ve dirseklikler var. Bu vaziyetteyken ne yazık ki kaza geçiriyor ve normalde boş olması planlanmış şeritte hata sonucu yer alan bir arabaya çarpıyor. Şaşırtıcı bir şekilde hiç bir yeri kırılmıyor ve geceyi içine buzlu su doldurarak ağrıyan bacağını soktuğu çöp kovasıyla birlikte geçirdikten sonra ertesi gün sete dönebiliyor…

Matrix Reloaded’ın çekimlerinde tam 12 adet Ducati kullanılıyor, pek çok kez bir yerlerden uçup sert inişler yapıyorlar. Her defasında makinelerde stres çatlakları olup olmadığı kontrol ediliyor ve oldukça iyi dayandıkları tespit ediliyor. Debbie Evans’a göre; koltukta fazladan dolgu olmamasına rağmen; kendisi ve artçısı, bacaklarını ve süspansiyonu nasıl kullanacaklarını bildiklerinden, inişler göründüğü kadar kötü olmuyor. Her defasında ayakta bacaklarıyla darbeyi emdikten sonra koltuğa oturuyorlar. Bu nedenle artçı dublörün önceden motokros kullanmış bir adam olmasını istiyor. Çünkü Debbie’nin deyimiyle bir motokrosçu, biraz “hava hissiyatı” sahibi oluyor ve ağırlık merkezini nasıl konumlandıracağını biliyor.

Debbie’nin görüşüne göre, en iyi dublör motorcuların çoğu offroad sürüş deneyimi olanlar. Çünkü momentumu, süspansiyonu ve çeşitli yol yüzeylerindeki farklı çekişleri anlıyorlar. Her şeyin nasıl çalıştığını bilip motosikletin yana kaymasından korkmuyorlar. “Ne yapılacağına ve nasıl toparlanacağına dair doğal bir hisleri var.” Aynı, ata binerken atın ne yapacağını hisseden biniciler gibi, altlarındaki motorun ne yapacağını hissediyorlar. Bu şekilde motor sürmeyi, atın üzerinde her adımda zıplamayıp atla birlikte uyum içinde salınmaya benzetiyor.

Matrix Reloaded’ın yönetmenleri Debbie’nin çalışmasından o kadar memnun kalıyor ki, film tamamlandığında ona eve götürmesi için bir Ducati 996 hediye ediyorlar. (Ducati’nin film için “bağışladığı” kim bilir kaç Ducati varsa artık, 12’si filmde kullanılıp biri de Debbie’ye düşüyor… )

Filmde kullanılan Ducati’lerden biri de Debbie’ye düşüyor…
motorcu kadın hız tutkunları
Tork (Torque) film afişi

2004 yapımı Hız Tutkunları (Torque) filminde bir Suzuki Bandit kullanan dublör; sele veya tankın üzerinde ayakta sürme, ayakları gidonun üzerindeyken motor kullanma, motorun arkasından yerde sürüklenme ve bol bol yanma gibi daha önceden bilmediği pek çok numarayı! öğrenmek zorunda kalıyor. Diğer sürücüleri izleyerek, onlara sorular sorarak öğreniyor ve sahnelerin çekimi 3 günde tamamlanabiliyor. Bu deneyimi ile ilgili olarak şu sözleri söylüyor: Birine, 40 yaşında ve 3 çocuk annesi bir kadının bütün bunları yapıp yapamayacağı sorulsa, muhtemelen cevap “hiç şansı yok” olurdu…

Debbie Evans, ailesine ait 100 cc’den 500 cc’ye kadar birçok motora, kendi hediye Ducati 996’sına ve bir de Triumph Bonneville‘e sahip. Her ne kadar evi, Ducati’si için mükemmel olan virajlı bir yolda yer alsa da, keyifli bir yolculuk havasındaysa, her seferinde Bonneville’i seçtiğini söylüyor.

motorcu kadın triumph bonneville
Motosiklete binenler hep gençler #20yaschallenge

Bu fotoğrafla birlikte, şu ana kadar gençliğini bildiğimiz Debbie Evans’ın şu ara popüler olan 20’li yaşlar Challenge’ını tersten yaşamış gibi olduk 😉

En son rol aldığı yapımda ilk ve şimdilik tek defa kendisi olarak görünen Debbie’yi izlemek isterseniz, 2020 yapımı DUBLÖR KADINLAR: Bilinmeyen Hollywood Hikayesi (Stuntwomen: The Untold Hollywood Story) belgeselini izleyebilirsiniz. Yazar Mollie Gregory’nin 2015 tarihli aynı isimli kitabına dayanan yapım, Hollywood’daki kadın dublörlerin tarihini anlatıyor.

dublör kadın stuntwomen
DUBLÖR KADINLAR: Bilinmeyen Hollywood Hikayesi

Bir “motorcu kadın dublör”ün hayata bakışı

Son olarak; Debbie, motosikletlerin kendisine genel olarak yaşam hakkında çok şey öğrettiğini söylüyor.

Kendinize sınırlar koymayın veya başkalarının beklentilerinin sizin yapacaklarınızın önüne geçmesine izin vermeyin.

Debbıe evans

Altı yaşından itibaren babası ona sadece motor sürmeyi değil aynı zamanda aletleri nasıl kullanacağını ve gaz telleri gibi şeyleri nasıl onaracağını, parçaları değiştirmeyi ve motorunu nasıl temizleyeceğini öğretmiş. Yıllar geçtikçe, bunlar Debbie için gerekli beceriler olmuş.

Debbie, “Motorda onarım yapabilmek ve bunun için bir başkasına güvenmek zorunda kalmamak, seni kendi kendine yeten biri yapar” diyor.

“Çölde araba sürerken bazen kendinizi yalnız sürerken buluyorsunuz ve bir şey kırılırsa, bunu düzeltmenin bir yolunu bulmalısınız. Kendi kendine yeterli olmak, sizi kişisel sınırlarınızı aşmaya zorlar. Size, biraz yorgun olduğunuz veya ağrınız olduğu ya da yere düşüp biraz yaralandığınız halde ayağa kalkabilmeyi öğretir.”

Debbie Evans, hepimize şu tavsiyede bulunuyor: “Kendinize sınırlar koymayın veya başkalarının beklentilerinin sizin yapabileceklerinizin önüne geçmesine izin vermeyin.”

Kendisi bu tavsiyeyle yaşıyor ve yüzlerce sinema filmi, televizyon programı ve reklamın ardından bugün hala, yakın zamanda yavaşlamayı asla düşünmüyor.

Sonsöz, notlar, kaynaklar…

İsimlerini bile bilmediğimiz halde zevkle izlediğimiz sahnelerde yer alıp çoğu zaman yaralanan, acı çeken, ölümcül tehlikeler atlatan tüm dublörlere gönülden teşekkür ediyoruz.

Stuntwomen – Trailer

Motosiklet konulu diğer yazılarımızı okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz…

*Geleceğe not: Covid19 Pandemisi ile mücadele sırasında Türkiye’de 29 Nisan-17 Mayıs 2021 tarihleri arasında tam kapanma adı altında bir takım yasaklar söz konusu olmuştur. Belli kriterlere göre saptanan ve izin belgeleri ile ispatlanan mecburiyetler dışında motosiklet kullanmak da yasaklanan eylemlerden biridir.

**Gözlemlenen denemeler olarak da bilinen motosiklet denemeleri, özel motosikletlerle yapılan ve konusu hız olmayan etkinliklerdir. Bu spor türü, Birleşik Krallık ve İspanya’da popülerdir ancak dünyanın her yerinden katılımcıları vardır. Modern deneme motosikletleri son derece hafiftir, seleleri yoktur (ayakta durulacak şekilde tasarlanmışlardır). Bir motokros veya enduro motosiklete göre daha kısa süspansiyon hareketine sahiplerdir. Denemeler; ince gaz açma, denge ve makine kontrolü gerektirdiğinden, genellikle diğer motosiklet sporlarında (motokros veya yol yarışçıları gibi) yarışçılar tarafından çapraz eğitim için kullanılır.

***İlk filmi olan Death Sport (1978) için, maalesef “gelmiş geçmiş en kötü bilimkurgu film olabilir mi?” diye konuşulmaktadır

Bu yazıyı hazırlarken okuduğum kaynaklar arasında en çok faydalandıklarım; Debbie Evans , IMDB , MotorcycleMojo Magazine ve Wikipedia’dır.

Ya sence?

%d blogcu bunu beğendi: