Motosiklet

Benzinli ve dizel araç yasağı bizi kapsıyor mu?

Yeni yapılan bir açıklama ile herkes AB ülkelerindeki benzinli ve dizel araç yasağı hakkında konuşmaya başladı. Akıllara pek çok haklı soru geldi. En önemlisi biz artık motora atlayıp Avrupa’ya gidemeyecek miyiz? Peki bu yasak anlamlı mı? Detayları neler? Neleri kapsıyor neleri kapsamıyor? Dengeliyorum.com olarak yeni yasağı masaya yatırdık.

28.10.2022 itibariyle Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Parlamentosu ile 27 üye ülke arasında, taşıtlara yeni karbon emisyon standartları getirecek düzenlemeye ilişkin yapılan müzakerelerde uzlaşı sağlandığını açıkladı.

Bu müzakereler sonucunda 2030, 2035, 2040 ve 2050 tarihleri için önemli hedefler belirlendi.

2035’ten itibaren Avrupa Birliği ülkelerinde yeni benzinli ve dizel araçların satışı tamamen duracak, onların yerine sıfır emisyonlu elektrikli araçlar satılacak. 

benzinli ve dizel araç yasağı

Hybrid araçların durumu ne olacak?

AB ülkelerindeki benzinli ve dizel araç yasağı hybrid araçlara da geçit vermiyor. 2035 sonrasında satılacak araçlar %100 oranında elektrik enerjisi ile çalışmak zorunda. Yani içten yanmalı motorlar tarihe karışıyor.

Benzinli ve dizel araç yasağı hedefleri 2030’dan başlıyor:

Söz konusu düzenleme, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın bir parçası olan ve karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar minimum yüzde 55 oranında düşürmeyi amaçlayan “55’e Uyum” paketindeki tekliflerden biriydi.

2030 yılı emisyon düşürme hedefi otomobiller için yüzde 55, kamyonetler için yüzde 50 olarak belirlendi. Bu maddede belirlenen benzinli ve dizel araç yasağı oranın nasıl yakalanacağına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Peki ya motosikletler?

Heyecanla motosikletlere ilişkin açıklamanın yapılmasını bekliyoruz.

Kendi aracımızla bu ülkelere turistik girişler konusu henüz açıklanmadı.

AB ülkelerinde kullanılmakta olan mevcut içten yanmalı araçların trafikten men edileceği bir tarih de şimdilik konuşulmuyor.

Türkiye’yi de kapsayabilir!!!

Avrupa Birliği 2050’ye kadar bütün sektörlerin ve araçların sıfır emisyonlu olmasını hedeflerken otomobil sektörü öncü sektörlerden olacak.

Öte yandan sadece AB ülkeleri söz konusu değil. Hükümetlerin, lider piyasalarda en geç 2035, dünyada ise 2040’a kadar tüm yeni otomobil ve kamyonet satışlarının sıfır emisyona sahip olması için çalışacağı konuşuluyor.

Benzinli ve dizel araç yasağı anlamlı mı?

Akıllara pek çok soru getiren yeni düzenlemenin en çok tartışılan hususlarından biri de şu:

Elektriğin üretilmesinde de karbon salınımı olduğuna göre elektrikli araçlara geçilmesi zorunluluğunun bir anlamı var mı?

Elektrik üretiminin karbon salınımına katkıları olduğunu ve şimdilik hiçbir şekilde temiz olmadığını burada anlatmıştık.

Ancak bu yasak yine de anlamlı. Hemen sebeplerini açıklayalım:

1-2035 yılına kadar elektrik üretiminde çok daha temiz yollar kullanılacağı varsayılıyor.

2-Sonuçta 2035 ve sonrasında elektrik üretiminde halen az miktarda fosil yakıt kullanılsa bile:

a-Bu yakıtların yanma enerjisinin motoru çalıştıracak elektrik enerjisine bir noktada topluca dönmesinin, dönüşümün ayrı ayrı (her bir aracın kendi yakıt sisteminde) olmasından daha verimli olacağı söyleniyor. Böylelikle dönüşüm sırasında fazla enerji kaybının önüne geçilecek. Sayısal veriler vermek gerekirse, içten yanmalı motorlar %40 verimlilikle çalışırken, eski tip termik santrallar %60, yeniler ise %80 verimlilik sağlar.

b-Fosil yakıtlarla elektrik enerjisi üreten santralların çoğu şehir dışında. Şehir içinde benzinli ve dizel araç yasağı, yoğun nüfuslu yerlerdeki hava kirliliğini azaltacak.

3-Öyle ya da böyle fosil yakıt kullanan tüm sistemlerin günün birinde artık terk edilmesi gerekiyor. Belki santralların tamamının yenilenebilir enerjiye geçmesi zaman alabilir. Ancak halen günde binlerce içten yanmalı aracın trafiğe salınıyor olması, ulaşılmak istenen noktaya varmayı geciktiriyor. Yani, “otomobillerden bir kurtulalım da, santralları da ayrıca düşünürüz” denilmiş olabilir.

Çok çalışmak lazım

İçten yanmalı motoru olan araçları elektrikliye çeviren şirketler acilen devreye girmeli. Muhtemelen çok kısa sürede gerçekleşir çünkü bunu yapanlar çok para kazanacak.

Şarj süresini kısaltmak için çalışmalara ağırlık verilmeli.

Araçlarda kullanılacak bataryaların kullanım ömürleri arttırılmalı. Sonuçta bu bataryaların ömrü dolduğunda çevreye zarar vermeden geri dönüştürülebilmeleri için gerekli teknolojiler bulunmalı.

Güneş enerji panelleri daha verimli hale getirilmeli. Bunun yanı sıra panellerin üretim/bertaraf sürecindeki çevre kirliliğinin önlenmesi zaten birincil araştırma konusu olmalı.

Bu tarz önlemlerin havacılık ve denizcilik sektörleri için de alınabilmesi adına gerekli teknolojiler bulunmalı.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Yorum yaz | Görüntüle

Başa dön tuşu