Motosiklet kültürü – Motosiklette selamlaşma mı, selamlama mı?

Selam verdim, almadı!

Motosiklette selamlaşma; aslında, alışkın olduğumuz karşılıklı selam alışverişinden yani “selam-laş-ma” eyleminden daha çok, karşı tarafı selamladığınız “selamlama” gibi algılanmalı.

motosiklet-selamlama
Günlük hayattaki selamlaşmanın karşılığını arıyoruz. Ama öyle mi olmalı?

Karşı şeritten gelen motosiklet sürücüsü, hayatın sıkıntılarından uzaklaşmak için, kendini özgür hissedebileceğini düşündüğü bir yol olarak motosikleti seçmiş,
veya trafik karmaşasına kendince bir alternatif üretmiş,
ya da bir noktada ekmek kavgasına motosikletli kurye olarak katılmış olabilir.
Motosiklet sürmeye yönlendiren şey ne olursa olsun, ortak bir noktanız var. Ve sen bu ortak yol nedeniyle ona selam veriyorsun. Bu selamı tek yönlü olarak düşündüğünde problem yok. Ama herhangi bir nedenden (ki bu nedenler aslında düşündüğünden çok daha fazla) karşılık alamadığında bunu bir problem haline getirmeye de gerek yok.

Motosiklet forumlarında, dikkatimi çeken konulardan biri de, karşıdaki motosiklet sürücüsünün verilen selamı almaması ile ilgili. Son dönemde değişik konularda yapılan sohbetlerin arasında bile bu tür motosiklette selamlaşma mesajlarına rastlamak mümkün. Genellikle, düşük cc. motosiklet sürücüleri bu konudan şikayet ediyor ve büyük cc. motosiklet sürücülerini bu konuda eleştiriyorlar.

1200gs
Viraj içinde selam veren “GS’çi” ler de var. Tamamen ruh halimizle ilgili bir durum olamaz mı?
(Kendi dönüyo GS’ler diyolar, belki ondan boşa çıkmıştır 🙂 )


Yıllardır forumların değişmez konusudur ve muhtemelen öyle kalmaya devam edecektir. (ikiteker.org ‘dan bu ana sayısız kez okumuşumdur.)

Bakalım selam verecek kadar farkında mı senin?

Çünkü; karşıdan gelen sürücünün cevaben selam vermemesinin onlarca nedeni olabilir. Aklıma gelen birkaçını hemen yazayım.

Bir yere yetişmeye çalışıyor olabilir.
Bir yere yetişmeye çalışırken, bir yandan da kendi sınırlarında sürdüğünü düşünüyor olabilir. Dolayısıyla kendince, yola tam konsantre olmuş olabilir.
Tavsiye edilmese de, sürüş harici bir konuyu düşünüyor olabilir. Düşündüğü konu ile ilgili, canı sıkkın, kızgın veya aşırı heyecanlı olabilir.
Bu aslında geniş de bir başlık, evde tartıştığı eşinden, hasta çocuğuna, patrondan yenilen fırçadan, seyahat sırasında akşam konaklamasının belli olmamasına kadar bir sürü konu olabilir dikkatini dağıtan. Bu örnekler uzatılabilir de.
Yani selamınızı farketmemiş olabilir.
Ya da;
Selamınızı görmüş ancak alamamış olabilir. Son anda farketmiş ve karşılık için yetişememiş olabilir. En aklıma geleni viraj içinde olmak.
Ya da;
Görmüş ve karşılık vermek istememiş olabilir. Ben bunun da anlayışla karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Motosikletçilerin yoğun sürüş yaptığı rotalardan birinde artık selam alıp vermekten sıkılmış, veya kısa aralıklarla sürekli olarak dikkatinin başka yöne kaymasından rahatsız olmuş olabilir.

Tam tersi de olabilir elbette. Normalde çok fazla selam vermeyi tercih etmeyen biri, motosikletçilerin çok tercih ettiği bir rotada, kendini daha rahat hissederek herkese selam vermek de isteyebilir.

Motosiklette selamlaşma / selamlama kültürünü popüler motosiklet rotalarında daha fazla hissetmek mümkün

Diğer araç sürücüleri tarafından kaza açıklaması olarak “görmedim” lafını duyuyoruz. Ve görülmediğimizi biliyoruz da.
Karşıdan gelen motosiklet sürücüsü, çok basit olarak seni görmemiş de olabilir.

Dolayısıyla, “1250Gs’e biniyor onun için selamımı almadı.”, “Benim motorum küçük, onun için görmezden geldi.” gibi alınganlık yapmamak lâzım. (Yaparsan da, sinir olduğunuzla kalırsın ve kimseye bir faydası olmaz)

Bir sonraki karşılaşmanızda, karşıdan gelen “özgür ruh” ‘a karşılık beklemeden selam verin. Göreceksiniz her şey daha güzel olacak.

Motosiklette selamlaşılmaz. Selam verilir.


Canımızı sıkacak bir sürü şey varken; bu konuya çok takılmamak, motosiklet sürmenin tadını çıkarmak lâzım.

Keyifli Pazarlar.

Ya sence?

%d blogcu bunu beğendi: