Motosiklet – Kamp Rotaları Kıyıdan Çanakkale İzmir

4. Gün Erikli – Çanakkale

Selam dostlar.

Beni Erikli ‘de otelinde ağırlayan Ülhak Umut Çetin dostum sayesinde güzel dinlendim ve sabah sağanak yağışla yola koyuldum. Amacım; Erikli kıyı bandından gitmekti. Ancak 25 km. toprak yol ve yağmur; beni, yükümü de hesap ederek vazgeçirdi. Ana yoldan Gelibolu ‘ya geldim. Atalarımı ziyaret ettim. Planda olmamasına rağmen, uzun yıllara dayalı dostluğumuz olan sevgili Mesut Erçel ‘e (Boomerang Kafe/Bar) uğramak için Eceabat’a gittim. Sonrasında Kilitbahir, Feribot, Çanakkale ve son durak Dardanos 🙂

Çanakkale Şehitler Abidesi - Motosiklet Kamp Rotaları
Çanakkale Şehitler Abidesi – Motosiklet Kamp Rotaları

Gelibolu’da ana yoldan çıktıktan sonra köy yolları gerçekten harikaydı. Çok azı toprak. Gerisi bozuk da olsa asfalt ve hoş virajlı.
Hele yarımada, tam motosiklet sürmelik.

Bu gün kısmette bir sincap ve martılar vardı.

Az önce Facebook, Africa Twin X Riders grubundan Fatih İstutan dostum mesaj attı. Denkleştirebilirsek sabah bir kahve içeceğiz beraber.

Kısa gün böyleydi. Şehitlik fotolarını daha önce paylaşmıştım. Yağmurdan dolayı çok çekim yapamadıysam da, üç beş kare var.

Yarın görüşmek üzere esen kalın…

Ps. Ne acıdır ki, deniz salyaları Çanakkale boğazını da sarmış.

5. Gün Çanakkale – Cunda

Selam Dostlar,

Bugün yolculuğun beşinci gününü tamamladım. Ayvalık Cunda Adası ‘nda ; Afrika Twin X Riders grubu üyesi, benim de uzun yıllar öncesine dayanan dostluğum olan sevgili Günnur Vatansever ’in hayat arkadaşı, sevgili Ayten’in misafiriyim. Çok keyifli. Ufak da çilingirli, derin bir sohbet yaptık. Motosikletçi dostu bir pansiyonu da var Cunda adasında. Adalı Pansiyon ( @adalipansiyon 05323723738 ) Aynı dile hakim olanların mekanı diyelim. 🙂

Günümüze dönersek. İyi bir uyku ve 3 yumurtalı sıkı bir protein yüklemesiyle dolu bir kahvaltıdan sonra yola koyuldum. Depomda benzin olmasına rağmen prensip olarak yola çıktığımda depoyu dolduruyorum. Çanakkale Güzelyalı ’da benzin alırken bir araba geldi. Hoş sohbet yapıyoruz. Siz dün şehitlikteydiniz değil mi? dedi (o da 2 teker sevdalısıymış) @iki_teker_tarih hoş bir sohbetten sonra yola koyuldum.

Rota beni önce sahile, sonra ana yola çıkardı ve tekrar içerilere soktu. Köyleri falan geçtikten sonra Truva diyarlarına vardım. Derken yol, eski kaldırım taşı döşeli hale geldi. Yol üstünde “Eski Türk Mezarlığı” na denk geldim. Aslında öncesinde kahverengi turistik görülecek yerler tabelasıyla tarif edilen bu mezarlık beni çok üzdü. Sen kültürel anlamda görülecek yer diye tarif et, sonra da bakımsız bıraktığın bir yerle insanı karşılaştır. Çok yazık.

Kumkale Tarihi Türk Mezarlığı - Çanakkale
Kumkale Tarihi Türk Mezarlığı – Çanakkale

Neyse, bu eski parke taşlarında hoplayıp zıplarken dedim ki kendi kendime, “senin artık göbek adın toprak yol oldu”. “Keşke bu taşlı yol yerine, toprakta sürseydin”. Söz büyüdür. Hop, yol torak oldu. Sadece toprak da değil, kum ağırlıklı toprak. Tabi ben Vagabond ’la dansöze bağladım. Kıvırta kıvırta gittik asfaltı bulana kadar. Ama hoş olan neydi biliyor musunuz? Kadim atalarımız, turkuaz bayraklı Truva’lıların at sürdüğü yerde benim de demir AT sürüyor olmamdı.
Belki de Çanakkale Anadolu’nun kapısıdır!
İki büyük savaşa, Truva ve Çanakkale savaşlarına ev sahipliği yapmış bu coğrafyada; iki savaşında en büyük benzerliği, bütün Anadolu halkının destek için o bölgeye gelerek savaşa katılmasıdır. Onun için Gelibolu yarımadasındaki şehitlikleri ziyaret ettiğinizde, Anadolu’nun her köşesinden, bu coğrafyada yaşayan her din ve etnik kökenden gelmiş, sonsuz istirahatgahında yatan isimleri bulabilirsiniz. Ruhları şad olsun / R.I.P.

Babakale Camii - 1725

Geyikli / Tavaklı / Kösedere / Babadere / Tuzla derken nihayet Türkiye’nin en batı noktası Babakale’ye geldim. Çay, soda, buz gibi dut suyu derken, bir de karpuz ikramının ardından geçmişte uzun yıllar orada yaşamış olan dostlarım Erhan ve Neşe ‘nin “Alo” demesiyle, Mustafa masama geldi. Hasbihalden sonra; ondan öğrendiğim, tarihi 1700’lü yıllara dayanan cami ve çeşmenin fotoğraflarını çekip yola koyuldum. (Hamam’ı görmek için köye çıkmam gerekiyordu. Çıkmadım) Abovvv, tam Babakale çıkışında navigasyon bana “sağa dön” dedi. O ne? Koca koca yerleşik ve serbest taşlar, yarıklar, kabus bir yol. Üstelik dik yokuş yukarı. Malum motor ağzına bir yüklü. Kan,ter içinde  düzlüğe çıktım ve nihayet Askeriye nizamiyesinden sonra asfaltı buldum.

Sivrice ve Sokakağzı’na inip çıktıktan sonra Tanrıça dağlarının (İda) eteklerinde sürerek, Küçükkuyu, Burhaniye derken Cunda adasında adresime ulaştım.

Yarın yol; kıyı kıyı Eski Foça,

Haydi, Eski Foça’da buluşuruz.

XY Not: Buralar daha bir “bizim” mekânlar tabii. Yaz döneminde Sivrice- Sokakağzı şiddetle tavsiye edilir. 🙂

Motosikletle Sivrice

Kısa bir video da 10 Riders Balıkesir – Cunda Motosiklet Festivali öncesi, Sivrice konaklamamızdan. Konu dağılmasın link olarak vereyim. 🙂

6. Gün Foça’da Köfte

Merhaba dostlar.

6. sürüş gününün sabahında, sevgili Ayten ’in pansiyonu Adalı Pansiyon ‘da nefis bir kahvaltı yaptım. Otelcilik geçmişi 40 yıla yakın bir insan olarak diyebilirim ki; bu kadar zarif hazırlanmış, ürünleri yöreden seçilmiş, reçelleri kendi yapımları, albenili ve leziz bir kahvaltı yememiştim. Gerçek bilgi yayabilirsiniz. 🙂

Cunda – Adalı Pansiyon

Kahvaltı sonrasında yola çıktım. Tam bir Ege sıcağı karşıladı beni. Türkiye’nin ilk boğaz köprüsünden geçip Dikili’ye doğru sürmeye başladım. Dikili’de kısa bir mola verdim. Bu kış da gitmiştim ve yollar tamir halindeydi. Hala öyle. Dikili, daha sezona hazırlanmamış. Çandarlı ‘ya gitmek için kıyı yolunu seçtim. Bir taraf deniz, bir taraf dağ, aralarda yerleşim yerleri, asfalt ama dar ve tatlı virajlı. Tam motosiklet sürmelik. Keyifli bir sürüşle Çandarlı’ya geldim. Çay molamda Jandarma motosikletlerinin yanına park ettim.

Derken Aliağa, Yeni Foça ve Eski Foça.
Benim için bir gelenektir. Foça’dan köfte yemeden ayrılmam. Hiç bozulmamış, aynen hatırladığım lezzet duruyordu yerli yerinde. Bu arada Eski Foça ‘ya gelirken siren kayalıkları bölgesinde kulak tıkaçlarımı taktım. Neme lazım. Siren kızları aklımı falan çeler sonra, mazallah…

Foça ’da kalmaktan vazgeçtim. İzmir Karşıyaka’da yine iki teker sevdalısı dostum Caner Yeşil’in misafiriyim. Konuşacaklarımız çok birikmiş. Güzel bir gece olacağa benziyor. Caner mutfağa kapattı kendini J

Yarın Karaburun Yarımadası tavaf edilecek. Akşam Ildır’da çok sevgili İnci Karasu ablam, hemşiremin yanındayım.

Demeden edemeyeceğim. Trakya’daki sürüşlerimi arıyorum. Ege ve Akdeniz çok iyi bildiğim bölgeler ve turistik. Çok cazip gelmiyor. Alanya’ya kadar biraz katlanıp biraz da eşi dostu görme durumunun tadını çıkartmaya çalışacağım.

Yarına kadar kalın sağlıcakla…

XY not: Bölge hakkında sorularınız varsa, bildiğim kadarıyla yanıtlama çalışırım. Aşağıda, yorum bölümünden sorunu iletmen yeterli.

Önceki yazı: Motosiklet – Kamp Rotaları Kıyıköy – İğneada
Sonraki yazı: Motosiklet|Kamp Rotaları Karaburun-Datça

İki tekerci ve doğasever dostlara film önerisi…

Güncelleme 8 Ocak 2022 by dengeliyorum

2 thoughts on “Motosiklet – Kamp Rotaları Kıyıdan Çanakkale İzmir

Ya sence?