Seyahat blog – yazarları için 6 ipucu

Başlamadan önce bilmeniz gereken 6 ipucu (Seyahat blog yazarlığı)

Seyahat blogu olmasa da, 2008 yılından bu yana, internet ortamında çeşitli yazılar yazıyoruz ve bu konuda biraz bilgimiz var. Ama dengeliyorum için başlama kararı verdiğimizde, aynı senin gibi, tam olarak ne yapmamız gerektiği hakkında bir fikrimiz yoktu. Biz de biraz araştırdık, ve okuduklarımızı geçmiş tecrübelerimiz ile birleştirip, bir kaç ipucu hazırladık. ( Seyahat blogu yazarlığı öncelikli olmak üzere, genel olarak blog yazarlığı hakkında)

seyahat blog yazarlığı
Seyahat yazarlığının en güzel kısmı “Seyahat etmek” 🙂

Diğer seyahat blogları arasından sıyrılabilir miyim?

Her konuda, binlerce blog var. Seyahat blogu özelinde bu sayı düşse de, sadece senin takip ettiklerinde bile her gün onlarca yazı paylaşılıyor. Yüzlerce kişi her gün senin düşündüğün gibi düşünüyor. “Eeee, gezmeyi seviyorum. Seyahat blogu yazıp, para kazansam olmaz mı?” Oldukça, zor olacak gibi görünüyor, değil mi?

Aslında değil.

gezi blogu, seyahat blogu, travel blog

Evet bir çok blog / seyahat blogu var ama kabul etmek gerekirse, bir çoğu sıkıcı. Neden?

Senin planladıklarının, yarısını bile yapmıyorlar. Çünkü, bazı hayaller kurarak bir işe başlıyor ve yaptıkları işi başarıya ulaştıracak kadar sabır göstermiyorlar. Bugün kuracağın herhangi bir işte, ertesi gün oluk oluk para akması gibi bir durum yok. Ama zamanla, mümkün. Kaliteli bir işin/ürünün her zaman bir alıcısı var.

Gezilerinizi finanse edebilecek misiniz?

Bu noktada gözden geçirmen gerekenleri aşağıda sıraladık. Bir bak bakalım, hazır mısın?

1-Blog yazarlığı bir iştir. 

Sonunda yazdığın blogdan maddi bir beklentin varsa, gezilerini finanse etmek istiyor, hobilerinle ilgili yazıyor – yeni malzemlerinin masraflarını blog gelirin ile alabilmek istiyorsan, bloguna yeterli zamanı ayırmalı ve emek vermelisin. Bilgisayar başında uzun süreler geçireceğini garanti edebiliriz. 🙂 Seyahat blogu yazmak için de, bazen uzun süreler yollarda olman gerekebilir. Zamanını verimli kullanmayı öğrenmelisin. Çünkü; yazı, görsel, araştırma gibi konular için, zamana ihtiyacın olacak. zamanı verimli kullanamadığın için, keyifle yapacağın bir işin, stres kaynağı olmasını istemezsin.

Seyahat blogu yazmak bir iştir.
2-İlk yaptığın denemeler kötü olacak. 

Sadece 1 yıl sonra geriye dönüp baktığında, ilk yazıların için ne kadar kötü yazdığını düşüncek, ve “Bunu kim okumak istesin ki?” diyeceksin. Ya da sitenin ilk halini düşünüp, “Ne düşünüyordum acaba? diye soracaksın kendine 🙂 Bu gayet doğal. Ve senin yazar/blogger olarak ne kadar gelişme gösterdiğini gösteriyor. Bu bir süreç. Mükemmel olmasını beklersen, o ilk yazıyı hiç yazamazsın. İlk yazını yazmadan, ellinci yazını yazamazsın. Onun için ne yapmayı düşünüyorsan, hemen başla. Aksaklıkları sonra düzeltirsin.


Hata yapmadan, öğrenemezsin.
3-Anahtar kelime “ürün” 

Eğer blogundan para kazanmak istiyorsan, onu bir şeyler satmak için hazırladığın bir platform olarak düşünmen iyi olacaktır. Reklam gelirleri, sponsor anlaşmaları, link satışı gibi pasif gelirlerin yanında, para kazanmak için ortaya e-kitap, online kurs, danışmanlık hizmetleri, fotoğraf vs. gibi bir “ürün” koymalısın. Evet bu ürünün oluşması hem düşünce hem de üretim aşamasında zamanını alacak. Ama bir kere ortaya koyduğunda, sen bilgisayar karşısında değilken bile para kazanmaya devam edebilecek, ve en sevdiğin şeyi yapmaya vakit ayırabileceksin.

Başla bakalım bir ürün düşünmeye 😉
4-Başarısızlık da işe dahil!

Her hamlen başarılı olamayabilir. Satmayan bir kitap/e-kitap, tasarım değişikliğinde düşen reklam geliri vs. Ama bunları yapmazsan, neyin işe yaramayacağını öğrenmenin de bir yolu yok. Dedik ya, bu bir süreç. Başarılı olan işlerden de, başarısız olan hamlelerden de bir şeyler öğrenerek ilerliyorsun. Yapacağın tek ve ön büyük hata, “durmak”. Durduğunda, neyin işe yarayacağını, neyin yaramayacağını öğrenemezsin.

Denemeye devam
5-Olumsuz yorumlara hazır ol!

Sosyal medya ve internet, senin karşına birini çıkaracağı zaman filtreleme yapmıyor. İyisi de, kötüsü de beraber çıkıyor. Kendi dünyanda duygusal veya duyarlı, hassas bir insan olabilirsin, ama bir şekilde “tınnn”lamamayı öğrenmelisin. Yorumlar kırıcı, hatta zaman zaman seviyesiz olduğunda konu sen değilsin! Bu insanların kendi problemleri, kendi hayatlarından kaynaklanıyor. Sen sadece, rastgele onların, o andaki hedefi oldun.

Sakin ol, bırak bağırsın.
6-İlk günden e-postaları biriktir.

Kendini sayfa ziyaretçi sayılarına, sayfa görüntülemelerine, beğenilere kaptırmak çok kolaydır. Ama sürdürülebilir bir büyüme için, o e-postalar lazım olacak. Bir kişinin size e-posta adresi vermesi, sizi unutmak istemediği anlamına geliyor. Daha fazla yazınızı okumak istiyor, yeni yazı gönderdiğinizde veya yeni bir hizmet/ürün sunduğunuzda bilgilendirilmek istiyor. Yani, seni unutmak istemiyor. İlk zamanlarda bu o kadar önemli görünmeyebilir. Ama, mesela kendi seyahat acentanızı açmaya karar verdiğinizde?… Onun için, her biri önemli!

Sosyal medyadan daha etkili

Seyahat blogu yazmanın güzel tarafları da var elbette. (Yazmak için, önce gezmelisin 🙂 )

Seyahat blogu okuyacak kişiler; günlük işlerden sıyrılmış veya sıkıntılarından kurtulmuş, keyifli bir yazı okumaya, belki yer yer gülmeye hazır olarak blogunu okumaya başlayacak.

Bu noktada, ekonomi yazarlarına da kolay gelsin. 🙂

Seyhata blogu olmak gibi bir iddiamız yok ama, XX’in gezi yazıları için, gezi kategorimizi ziyaret edebilirsiniz.

Artık çok geç, ben çoktan başladım bile diyorsan, biraz yardım almak için Seyahat blogu | yazarları için 9 ipucu (Yeni başlayan) yazımız ilgini çekebilir.

Facebook yorumları

Ya sence?

%d blogcu bunu beğendi: