Don’t Look Up

Aklında Don’t Look Up filmi ile ilgili sorular olanlar için, spoiler’sız bir rehber hazırladım.

Don’t Look Up filminin konusu ne? Aslında ne anlatıyor? Filmde yaşananlar bir gün gerçek olabilir mi? Komedi mi yoksa felaket filmi mi? Herkes bu filmden bahsederken izlememek büyük kayıp mı? Bunlar, izlemeyenler kadar izleyenlerin de bir kısmının aklına takılmış durumda, biliyorum. Öyleyse hemen bu soruların ve daha fazlasının cevaplarına geçelim.

Don’t Look Up aslında ne anlatıyor?

24 Aralık 2021’de yayına giren Don’t Look Up bir çokları için yılın son filmi oldu ama ben 2022’nin ilk filmi olarak ancak izleyebildim. Yıl sonu yayına girmesinin sebebi, bence konusu ile ilgili.

Filmde bilim insanları, 6 ay içinde dünyaya çarpacağı kesin olan bir kuyruklu yıldız tespit ediyor. Dünyalılar, kaçınılmaz olanı önlemek için, kısa sürede ciddi bir mücadele verecek. Çünkü bu kuyruklu yıldız, çarptığında dünyadaki tüm yaşamı bitirecek kadar büyük. Hatta bu yüzden sınıflandırmada “gezegen katili” grubuna giriyor.

Öte yandan, bu kuyruklu yıldız, aslında bir metafor. Senarist; kuyruklu yıldız ile; etkilerini şimdiden ciddi biçimde hissettiğimiz küresel ısınmayı kast etmiş. Dünyadaki neredeyse tüm yaşamı tehdit eden, ekolojik dengenin ortadan kalkması sorunu ile mücadele için; artık elimizden geleni en hızlı biçimde yapmak zorundayız, çünkü bunun şakası yok.

İnsanların yeni yıl için aldıkları kararlar arasında çevre ile ilgili sorunlara/önlemlere de yer verebilmeleri için yıl sonunda yayınlandığını düşünüyorum. Bireysel olarak neler yapabileceğimiz tartışılır gerçi ama birlik olup hükümetlere yaptırım uygulamamız her zaman mümkün.

Filmde yaşananlar bir gün gerçek olabilir mi?

Gerçekte bilim insanları 6 ay içinde dünyaya çarpma ihtimali olan bir uzay cisminin bir anda ortaya çıkmayacağını söylüyor. Böyle bir cisim çıksa bile çok daha erken keşfedilecek şekilde, sürekli olarak gözlemler yapılıyormuş.

Küresel ısınma için ise… Evet tabii ki gerçek olabilir. Hatta, her gün bu çarpışmaya doğru son sürat ilerliyoruz.

Hükümetlerin bu sorunu önceden görmezden geldiği, sonra insanlar panik olmasın diye duyurmadığı, en son bir şova dönüştürdüğü, dahası bundan bile rant sağlamaya çalıştığı… Bunların hepsi gerçek mesela.

Don’t Look Up komedi mi?

Gerçekleri anlatan bir felaket filmi ne kadar komedi filmi olabilirse o kadar komedi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin fedakar ve müşfik başkanlarının her zaman dünyayı kurtardığı filmlerden farklı olarak, esprili bir dille de olsa hükümeti yeriyor.

Film, Hollywood yapımlarının neredeyse tamamında yer alan meşhur kahraman!larla da dalga geçiyor.

Ama yine de biz buna, desek desek “kara mizah” diyebiliriz.

Gerçekleri gözüne soktuğun halde anlamayan geri kafalı ve fanatik insanlar, hak hukuk sorduğun halde kendi canının istediğini yapan mevkii sahipleri ve sesini duyurmak için içinden gelen o çığlık atma hissi filmin Türkiye’de çekildiği izlenimi verse de, bu distopya aslında şu anda dünyanın her yerinde yaşanıyor.

Oyunculuklar nasıl?

Film bana bir seferde izlemek için fazla uzun geldi. Filmin hemen hemen ortalarına denk gelen Bash Projesi‘nin açıklandığı sahnelerde ara verdim.

İzlediğim ikinci yarıda, oyunculukları çok daha başarılı buldum. Çaresizliğin daha ağır bastığı bu kısımda, Leonardo DiCaprio’nun başarısız bir Nuh Peygamber’i canlandırdığı oyunculuğunu özellikle beğendim.

Nuh Peygamber demişken; filmde yok olacak dünya yaşamı vurgulanırken ara ara tüm türlere yer verilmesi oldukça etkileyici olmuş.

dont look up netflix
Don’t Look Up filminde gencecik görünen ünlü oyuncular

Meryl Streep, Cate Blanchett, Jennifer Lawrence gibi çok iyi ve ünlü oyuncular olmasına rağmen filmde beni rahatsız eden şey, herkesin olduğundan çok daha genç görünmesiydi.

Meryl Streep(72) 45’lerinde, Cate Blanchett(52) 35’lerinde görünüyordu ama bunları dert etmedim.

Sıkıntı: Leonardo DiCaprio’nun oğullarının babası gibi durmaması, Jennifer Lawrance’ın doktora değil üniversite öğrencisi gibi olması, filmde Timothée Chalamet ile olan ilişkisinin ise sanki bir liseliyle yatıyormuş gibi görünmesiydi.

Ya biz hızlı yaşlanıyoruz ya da bunlar gençlik hapını abartıyor.

Hollywood ünlülerine sesleniyorum:

-Günde 1 tane alacaksınız, aloo! Kutusuyla yutmayın şu mereti!

İzlemezsek çok şey kaçırır mıyız?

Hayır, hiç bir şey kaçırmazsınız. Zaten filmde anlatılanları gerçek hayatta yaşıyoruz.

Küresel ısınma, yozlaşan insanlık, eline geçeni fırlatıp uzayı çöplüğe çeviren Elon Musk ve uzayda söz sahibi olmak isteyen Jeff Bezos gibi iş insanlarının rekabeti, dünya yanarken saçını tarayan başkanlar ve fakirlerin yaşam hakkının olmaması…

Sonuç olarak hep bildiğimiz şeyler.

Hatta çevre felaketleri ve sesini çıkaramamak içinizi daraltabilir, öyle ki; bu konularda hassassanız, özellikle izlememenizi bile tavsiye ederim.

Don’t Look Up Künye:

Don’t Look Up şimdiden tüm zamanların en çok izlenen 3. Netflix filmi oldu. Önünde yer alan Bird Box ve Red Notice filmlerini de muhtemelen çok yakında geçecek.

Ayrıca, 27 Aralık-2 Ocak tarihleri arasında dünya genelinde 153 milyon saat izlenerek, Netflix’in bir haftada ulaşılan en yüksek izlenme sayısına/saatine sahip oldu.

Diğer sinema yazılarımızı okumak için

Vizyon Tarihi: 24 Aralık 2021

Süre: 145dk.

Tür: Bilim Kurgu, Dram, Komedi

Senarist: Adam McKay

Yönetmen: Adam McKay

Yapımı: 2021 – ABD

Don’t Look Up Oyuncuları:

  • Leonardo Dicaprio,
  • Jennifer Lawrence,
  • Meryl Streep,
  • Cate Blanchett,
  • Timothée Chalamet,
  • Jonah Hill,
  • Ariana Grande

Bütçe: 75 milyon USD

XY İlave Yorum

Son Yolculuk filminde kısaca belirttiğim gibi, bu filmdeki Cassandra’nın Laneti durumuna “Er ist wieder da” (Bak kim döndü-2015) filminde de rastladım.

Neticede;

Bilim insanları felaket habercisi midir? 🙂

Tüm felaket filmleri; hükümetin, bir bilim insanını dikkate almamasıyla başlar!

Filmi keşfetmem biraz değişik oldu.

Youtube’da dolaşırken 1972’de Bilecik’ten Almanya’ya göç eden bir teyzemizin hikayesini rastladım. Filmde kısa bir sahnesi de var. Onunla sohbet edilirken, arada “Sen Er ist wieder da” ‘da çıkmıştın, değil mi?” gibi bir kelime yakaladım.

Hızlı söylenmesine rağmen yakalamış olmama hayret ederken, anlamını, yazılışını bilmek de hoşuma gitti. Araştırıp filme ulaştım. Fragman sonrası da izlemeye karar verdim.

Detaya girmeyeceğim ama konu güzel. Hitler, mezarından kalkıp gelseydi neler olurdu?

Yan konu olarak da; televizyon dünyasında birbirinin kuyusunu kazma konusunu işliyor.

Sonradan gördüğüm kadarıyla aynı adlı bestseller romandan uyarlanımış. Yazarı Timur Vermes.
Bir an Türk mü diye düşündürtüyor insana. Anne Alman, baba Türk değilse… Tabii ki Macar. 🙂

Konu dağıldı. Hemen toplayayım. Filmde Hitler’i televizyon dünyasına sokan kişi, durumun nereye gitmekte olduğunu farkeder, ama derdini anlatmayı başaramaz.
Don’t look up benzeri, Hitler konulu bir film izlemek isterseniz, düşünebilirsiniz.

Filmleri izleyen arkadaşlar, kısa bir yorum bırakırsa aşağıya, daha sonra izlemeyi düşünen arkadaşlara yardımcı olmuş olurlar. Şimdiden teşekkürler.

Güncelleme 13 Ocak 2022 by dengeliyorum

Ya sence?